|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kaza:1 Ölü,1 Yaralı
Memurlar Bitlis'te Hayatı Durdurdu!
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Ramazan ve Çocukluk
Cahit Gündüz siyadare39@windowslive.com
Dini duyguların arttığı,merhamet,şefkat ve yardımlaşmanın zirve yaptığı;bereketin ve
rahmetin bol olduğu çocukluğumuzdaki ramazanlar daha bir güzel olurdu. Sahura kalkılacak olan ilk gün yatmadan evvel annemi sık sık tembihlerdim ‘’Anne benide sahura kaldır bende oruç tutacağım’’ diye anne o taraflı olmayınca bu sefer babaya tembihte bulunurdum ve aile bireylerinden sahura kaldırma sözü alıncaya kadar bu tembih işi devam ederdi. Sahura kalkdığımda davulun sesini duymak ve ikişer veya üçer kişi halinde gezen davulcuları görmek beni çok hayecanlandırır ve davulcu tokmağı her vuruşunda içimde bir ürperti oluşurdu. Ramazan ayında davul sesi ile birlikte küçük kardeşimin iftar vakti ‘’Oxındi anneee ezan oxındii’’ diye iftar vaktini haber vermesi hayatım boyunca unutamayacağım güzel seslerdi. Sahura kalktığmızda annem komşularımızın lambalarına bakar eğer lambaları yanmıyorsa gider uyandırırdı. Sahur vakti uykudan uyanmak çok zordu. Annem ısrarla yüzümü yıkamamı söyler bende sadece ıslak ellerimi göz altıma sürer yıkamış gibi yapardım. Sadece ramazan ayında fırınlarda yapılan bol yumurta ve susamlı kendine has bir tadı olan ramazan çörekleri,fırın ekmeği , bol otlu Reşadiye peyniri ile tahin pekmez sahur sofrasının baş köşesinde yerlerini alırlardı. Davul sesi eşliğinde sofradaki güzel yiyecekleri afiyetle yedikten sonra sabah ezanını beklemez hemen uyurdum.Ertesi gün uykudan uyanır uyanmaz sokağa fırlar ve karşıma çıkan ilk arkadaşıma sorardım’’Oğlım orıçmisen yoksa değilsen’’diye .Arkadaşım oruçluyum deyince ‘’Çıkar baxem dilini ‘’der ve kısa bir oruç muayenesi yapardım. Vakit ilerleyip öğlen yaklaşınca küçük bedenim daha fazla dayanmaz kimselere çaktırmadan su içer ama oruç tutmaya devam ederim. Ramazan ayında öğlene kadar çarşıda bir hareketlilik olmazdı ancak öğleden sonra insanlarda bir telaş başlardı.Kahveler kürsüleri dışarı çıkarır ,açık olan birkaç lokantanın masaları kaldırımın üstüne düzenli bir şeklide yer alır, esnaf çevreyi özenle sular azda olsa bir serinlik sağlardı. Ezan vakti yaklaşırken her ne kadar su içip orucum bozulmadıysa da babam para verir ‘’Hadi oğlum git Mehmet amcanın bakkalına iftarlık ne istiyorsan al ‘’derdi. İftar vaktine doğru özellikle Karadenizli fırıncıların işyerlerinde pide sırasını beklerken fırından çıkan yumurtalı ramazan pidelerinin kokusuna doyum olmazdı. Fırından sıcacık çıkan ve gazete kağıdına serpilmiş pidelerin minacık ellerimi yakmaması için çok çaba sarfederdim. Ramazanda iftar saatini beklemek farklı bir güzellikti. Dakikalar geçmek bilmezdi.Ramazan ayının ağır yükünü çeken anneme sıklıkla ‘’Anne ne pişirdin’’diye sorar gözümün önünden binlerce yiyecek geçerdi. Nihayet ezanın okunması ve küçük kardeşimin ‘’Oxındi ezan oxundi ‘’ sesi ile birlikte birbirinden güzel ve lezzetli özenle yapılmış yemekleri yerken ve anne baba ile oruç açmanın mutluğunu tarif edilemez bir şeklide yaşıyordum. Yemek sonrası babanın teravih namazına benimde sokağa fırlayıp gün boyu yapamadığım yaramazlıkları yapmanın keyfi başkaydı. Mahalledeki arkadaşlarla teravih namazına gitmenin keyfi huzuru, mutluluğu başkaydı.Namazda yanımdaki arkadaşımın gevezelik yapması ve bizlerin koro halinde gülmesi sonucu büyüklerden ensemize yediğimiz tokat ile evin yolunu tutardık. Mübarek ramazan-ı şerif geldiğinde çocukluğumdaki tatlı anılar canlanır.Hakikaten çocuk olmak varmış özelliklede ramazan ayında çocuk olmak… Hayırlı ramazanlar efendim kalın sağlıcakla….. Bu makale 1906 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|