|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kaza:1 Ölü,1 Yaralı
Memurlar Bitlis'te Hayatı Durdurdu!
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Biri Feribotu Durdursun - II
Hişyar Barzan Şerefhanoğlu hisyarbarzan@hotmail.com
Biri Feribotu Durdursun - 2 Geçtiğimiz hafta yayınladığımız '' İhale Değil REZERVASYON '' haberi ve '' Biri Feribotu Durdursun '' başlıklı köşe yazımız , geniş bir gündem yarattı. İhale Yasası'nın kimi maddelerinin kurumlarca kendi yada yakın gördükleri kişiler lehinde istedikleri gibi nasıl kullanıldığını da bugün yayınladığımız ihale şartnameleriyle göreceksiniz. Yayınladığımız haber ve köşe yazısı www.bitlisnews.com adlı internet sitesinde de yayınlandı. Site yönetimi gelen yüzlerce yorumlardan bir kısmını yayınladı. Yayınlanan yazıma birkaç akıl fakiri dışında kimse '' yalan '' diyemedi ama yorumlarda ortaya atılan iddialar, öyle yenilir-yutulur cinsten değildi. Yapılan yorumlara baktığımızda, yorumların büyük bir kısmının yazıyla değil ; daha çok Ak Parti Tatvan İlçe Başkanı Adnan Süphanoğlu'nu savunan ya da suçlar nitelikte olduğu görüldü. Yazıya olumsuz tavır alan yorum sahipleri çoğunlukla beni Tatvan İlçe Başkanı Adnan Süphanoğlu'na ve dolayısıyla AK Parti'ye '' karşıt '' olmakla suçladılar. Bilinmesi gereken bir kaç nokta var... Adnan Süphanoğlu'nu 5 yada 6 yıl önce bir kez gördüm. Yine bir '' feribot kazası '' gündemdeydi ve beraber bir sendika bürosunda çay içmiştik. O günden sonra da bir daha kendisiyle ne konuşma ne de görüşme imkanım oldu. Ak Parti Tatvan İlçe Başkanı Adnan Süphanoğlu fanatiklerinin yazdıklarından anlaşılan o ki, kendisini görmediğim bu 5-6 yıllık süre zarfında kendisini çok geliştirmiş olmalı. Yorumları okurken kimi zaman Adnan Süphanoğlu'nun Ortadoğu meselelerinde elinde kilitleri çözecek anahtar olduğunu , kimi zaman da büyük bir siyaset '' duayeni '' olduğunu düşündüm. Hakkında bir tek satır dahi yazmadığım Adnan Süphanoğlu'nun konuya nasıl dahil olduğunu da meçhul. Sorumluluk sahibi her siyasetçi gibi Adnan Süphanoğlu'nun da basın karşısına çıkıp, konuyla ilgili bir açıklama yapması gerekiyor. Hakkındaki iddialar '' aman sen de '' denilecek türden açıklamalar değil çünkü... Yorumlarda Ak Parti'ye karşıt olduğum, hükümetin çalışmalarını karalamak istediğim yönünde getirilen eleştiriler var. Açıkça söylüyorum... Ne karşıtlığım var , ne de yandaşlığım' Ha eğer, bu ihaleyi yapan hükümet olsaydı bin beterini yazardım. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Rezaletin daniskası olan bu ihaleyi sanki hükümet ya da Ak Parti düzenlemiş de ben de Ak Parti karşıtlığım yüzünden bu meseleye bir kulp takıyormuşum gibi bir izlenim yaratılmak isteniyor. Bir yolsuzluğu ele aldım... Ama gel gör ki yazımın yanlış ya da yalan olduğunu kimse iddia etmezken ; üç-beş densiz yolsuzluğun yanında yer almayı haktan, hukuktan ,adaletten ve Ak Parti'nin başarılı icraatlerinden sayıyor. Bu nedenle yukarıda yaptığım çağrıyı tekrarlıyorum. Ak Partili yöneticiler , olayla ilgileri olup olmadığını kamuoyuna açıklamalıdırlar. Beni cahillikle suçlayanlar, beni raiting hırsım olduğu gerekçesiyle suçlayanlara ise söylenecek sözüm yok. En son okuduğu kitap '' Cin ali ile berber Fil '' olan, ihale siyasetçilerinin pabuçlarını ağızlarından çıkarmayanlar bana böylesi eleştiri yöneltemezler. Bu yorumların en güzel yanı ne oldu biliyormusunuz ? Tatvan Feribot İşletmesi Müdürlüğü'nde dönen dolaplardan en azından haberdar oldum. Bu hafta feribottayız. Bakalım iddialar ne kadar gerçekçi. Küçük bir araştırma yaptım yorumların doğruluğuyla ilgili. Vardığım sonuç gerçekten şaşırtıcıydı. Tek telefon santralinin olduğu Feribot İşletme Müdürlüğünde, 13 santralcinin çalıştırılması (çalışıyorlarsa tabii) nasıl bir mantıkla açıklanabilir. 13 santralcinin bir kuruma alınması için , kurumun ciddi bir '' telefon sapığı ''ihtiyacı olduğu akla gelen ilk ihtimal. Bakalım müdür bey 13 santralci için ne diyecek? Rafet Ünal gemisini bilirsiniz... Denge tankları ve tamir onarımını '' bildik adreslere '' yaptırabilmek için, tek parça olan balans tanklarını kafasına göre 10'a bölen ,sonra bu bölmelerin ilkinde inceleme yaparak çürüdüğü ve onarılması gerektiğine hükmeden kurum amirleri bu işi '' doğrudan alım '' ile yapmışlardı. İlk bölmeden sonra ne mi olmuş ? Kaderin cilvesine bakın ki her bölme tıpkı ilk bölmede olduğu gibi çürük çıkmış ve onarımı yapılmış. Çürük olan denge tanklarımı yoksa dengesini yitirmiş bordrolu ihaleciler mi? Bu makale 900 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|