|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kaza:1 Ölü,1 Yaralı
Memurlar Bitlis'te Hayatı Durdurdu!
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
BİR SEVDADIR TATVAN - 2
Bedirhan Epözdemir epozdemir1@gmail.com
Düşlerimizi ve umutlarımızı rahminde besletip, büyüten yorgun bir kenttir, Tatvan.
Sevilerimizin, özlemlerimizin, duygularımızın bileşenidir. Şifresi çözülmeyen ve kolayca da çözülmeyeceğe benzeyen anılarımızın yumağıdır. Ve dillerde, gönüllerde anlaşılmayan bir bilmecedir, çoğu kez. Hasretimiz oldu, karlı dağlar. Soğuk, ayaz, fırtınalı günler düşlerimizi süsledi, yıllarca. Uzakta kaldık, güzelim baharlarında. Baharlarımızı, çok gördüler bize sevgi ve yaşamın kıyıcıları. Nemrutun, Çîya yé Sîpané Xelaténin, Van Gölü’nün hasreti karasu gibi indi gözümüze. Ve güzelim Sapor, sessizce aktı-durdu kendi yatağında. Sömürgenlerin zevk û sefa mekân-i oldu, umutsuzluğun azgınca yaşandığı dönemlerde. Yazlarımızın yaşam suyuna yabancılaştık adeta. Hasret bıraktılar bizi hüzün satan hazanlara, Yaşatmadılar bize doyasıya acılarımızı sevdalarımızı. Hayallerimizi çaldılar. Rüyalarımızı böldüler, o en sıcak anlarda. Gönül bağlarındaki seyranlarımızı, acılarımızın ilacı dilanlarımıza kıydılar. Ve kılamlarımız, sitranlarımız kan revan içinde kaldı yıllarca. “Anamızın dilini”dağladılar”, alnı kader çizgileri ile dişleri dökülmüş doğurgan anamız, dilsiz, umutsuz, sevdasız kaldı. Ve ağıtlar gıdamız, “De lorî, lorî kuré min lorî” damgasını vurdu yaşamımıza. Çünkü dağdan da ovadan da gelen ölüler bizimdi. Ve trajik-komik: vuran da, vurulan da gün yüzü görmemiş kadersiz anamızın. Tıpkı savaşın ve de barışın mimarlarının sahibi olduğumuz gibi. Hey hawar, hey yaman! “kibritlerimiz ıslandı” yanmıyor artık, dört tarafımız karanlık, toz ve duman. Yazamadık, yaşayamadık gönlümüzce tutkularımızı. Hep boğazımızda düğümlendi, hıçkırıklarımız. Çünkü ağlamak yasak, sevgi tutsaktı. Tutkularımız sakıncalı, umudumuz kan revan içindeydi. Ne tutkularımız özgürleşti, ne de muştularımızın özlemini çektik doyasıya. Bir de üstüne üstlük, alt-üst oluşlar. Yaşamımız hep gizemlerle doldu, taştı. Sevilerimiz, gözyaşlarımızı karanlık gecelere damıttı çoğu kez. Çocuksu korkular yaşadık, bazen de. Korkuyu yenmek için didindik-çırpındık günlerce. Oysa korkunun tutsağı olmamaktı, öncelliğimiz. Korkudan, korkmamak gerektiğini hep haykırdık, durduk. Duyanlar, duymayanlar. Duyarlılar, duyarsızlar. Yeni bir formül sanki, dört D’leri oynadık. Akan suya kilit vurulmaz diyorduk, yırtınırcasına. Ama suyumuzu kestiler, subaşlarını tutan zorbalar. Sussuz kaldık, uzunca bir süre. Tepkilerimizi yitirdik, duyularımız dumura uğradı, sessizliği yeğledik. Ya vurdum-duymaz olduk, ya da duyarsızlaştık. Hep yitikleri oynadık, jokersiz kaldık, Yenilgiler kaderimiz, yengiler hasretimiz oldu. Dün de, bugün de… Ve gözyaşları, kandamlaları tesellimiz oldu. Tesellilerimizden, teselli bulduk. Sele kaptırdık, kazanımlarımızı. Adeta seyirci olduk gel-gitlere. Yaşantımız, Med-Cezir oldu sanki. Hawarlarımız, ax û waxlarımız anlamsızlaştı adeta. Suskunluk, damgasını vurdu solgun yüzlere. Solgun yüzler, güne gündeme kızdılar, acizlik ve çaresizliklerinden. Sonra avuntularımızı. Sonra yetilerimizi. Yitirdik, bir-bir… Dönüp, bakamadık etrafımıza, ne oldu, ne oluyor? Diye. Evet, bundan böyle vaktimiz el verdikçe Tatvan’ı yazacağız. Bunu görev, bunu sorumluğumuzun bir gereği olarak görüyorum. 60’lı yıllardan günümüze acıları, sevinçleri taşıyacağız. Genç nesillerin, öğrenme-bilme hakları var. Bizim de köprü olma görevimiz. Övgüsüz, sövgüsüz, ayrımsız, duru, katkısız olduğu gibi yazmaya özen göstereceğiz. Evet, Tatvan’da iz bırakanları esnafı, siyasetçisi, sağcısını, solcusunu, Kürd Vadisine bir avuç kum, bir tas su, bir tuğla taşıyan emektarları, onların acılarını, sevinçlerini paylaşacağız insanlarımızla. Yani tarihi bir gezintiye çıkacağız bazen. Bir bütün olarak “sıfırın altından, sıfırın üstüne “ getirenleri gözler önüne sereceğiz. Belge, bilgi topluyorum, hafızamı yokluyor, beleğimi tazeliyorum. Bu nedenle dostlarımdan, arkadaşlarımdan, bütün hemşerilerimden ricada bulunuyorum; Lütfen, Tatvan ile Tatvan’lı şahsiyetler ile ilgili, elinizdeki her türlü, bilgi ve belgeyi bana iletirseniz sevinirim. Umutların yeşermesi, özlemlerin gerçekleşmesi için, geçmiş ile gelecek arasında köprü olma işlevi, aynı zamanda tarihimizde iz bırakanlara karşı da görevimizi yapmış olacağız. Bu görev ve sorumluluk bilinci ile. Bu makale 2093 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|