|
SON DAKİKA
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Bitlis'te 6 Korucu Kaçırıldı!
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Nezir Gencer
Nezir Gencer
M. Nezir Gencer 1948 yılında, ilk, orta ve lise tahsilini yaptığı Bitlis’te doğdu.1966 yılında Karayolları 1,Bölge Müdürlüğü’nde gündüz çalışarak, gece de okuyarak Yüksek Tahsilini İstanbul Yüksek Tekniker okulunda tamamladı.
9 yıl Karayollarında çalıştıktan sonra ,1977 yılında Karayolları’ ndaki resmi görevinden ayrılarak, Simge İnşaat adındaki ilk özel şirketini kurdu. Halen faaliyet gösteren bu firmanın yanı sıra SİMGE ŞİRKETLER GRUBU bünyesinde yer alan Bursa’ da SİMGE MAT A.Ş. İzmir’de SİMGE İZFALT A.Ş. , Kocaeli’nde SİMGE KOCAFALT’ şirketlerinin kurdu. Ayrıca Bursa’da agrega ve asfalt makineleri üreten Makine Üretim Fabrikası E-MAK’ ı, Dış Ticaret faaliyetleri yapan SİMGE MAK A.Ş.’yi ve tüm bu şirketlere lojistik hizmet veren SİMGE YAKPA A.Ş.’yi kurdu. M. Nezir Gencer evli olup kendisi ile birlikte Simge Grup’ta görev yapan Emre Gencer ve Elif Gencer’in babasıdır. ![]() Radikal Gazetesinin Yapmış olduğu Röportaj Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde Bitlis'in Tatvan ilçesinde çalışırken hurdalıktan topladığı parçalarla yaptığı asfalt makinesi yüzünden genel müdür yardımcısından işittiği ‘O makineyi sök, parçaları hurdalığa at’ azarı üzerine istifa edip, bu alanda kendi şirketini kurdu. Nezir Gencer, geliştirdiği ‘Challenger’ adlı çevreci taş kırma ve ‘Ratech’ adlı asfalt geri kazanım tesisleriyle Münih’teki Bauma 2010 Fuarı’nda dünya devlerine meydan okudu. Dünyanın en büyük ticaret fuarı olan Bauma 29. Uluslararası İnşaat Makineleri, İnşaat Malzemeleri, Yapı Araçları ve Yapı Ekipmanı Uluslararası Ticaret Fuarı’ında 1 milyon avro harcayarak kurduğu stantta, sahibi olduğu 119 milyon lira cirolu Simge Group’un öyküsünü anlatan Gencer şöyle konuştu: “Ben makine yüksek teknikeriyim. Bitlis doğumluyum. 1976’da Tatvan’da Karayolları’nda çalışırken, asfalt makinelerine kafayı taktım. Kışın asfalt yollar soğuktan oyuluyor, yazın da temmuz ve ağustosta biz bu çukurları dolduruyorduk. Yerlisini yapamaz mıyım diye düşündüm. Tersanedeki mühendis arkadaşlarla bir araya geldik. Baktık, inceledik. Sonra hurdalıktan topladığımız parçalarla asfalt makinesinin aynısını yaptık. Ben taltif edilmeyi beklerken, Ankara’dan bir genel müdür yardımcısı gönderildi. Çağırdı beni ‘Hemen sök bu makineyi, parçaları da hurdalığa at’ dedi. Ben övgü beklerken, iyi bir azar işittim. Tabii moralim bozuldu. Burada çalışamam deyip, Bursa’ya tayinimi istedim.” ABD’de gördü, Türkiye’de üretti Tatvan’daki tatsız olay sonrası Bursa’ya tayinini isteyen Nezir Gencer, 1977 yılında Karayolları’ndan istifa ettiğini belirterek, o günleri “Özel sektöre önce en bildiğim işten, yol inşaatından girdim. 1977 yılında Simge İnşaat’ı kurdum. O dönemde ABD’ye gittim. Orada otoyol ve şehirlerarası yollardan çok kent içi yolların önemini de gördüm. Baktım hemen büyük şehirlere yakın yerlerde sürekli asfalt üreten tesisler, mutfak var. Malzeme buradan ihtiyaç olan yerlere götürülüyor. Bursa’ya döndük. Belediyeye iş yapıyoruz. Baktık ABD’den bir asfalt makinesi gelmiş, günde 80 ton asfalt üretiyor. Beraberinde de koca bir mazot tankı. Hiç olmazsa mazot tankını burada yapamaz mıyız diye kafa yorduk. Bir süre sonra hem mazot tankını yaptık, hem de kapasiteyi 80 tondan 140 tona çıkardık” diye anlatıyor. ![]() Gencer, Simge İnşaat’tan sonra Simgemat ve E-Mak’ı kurmuş, ardından da 1992 yılında asfalt makinesini üretmiş. Gencer’in hem asfalt makinesi, hem de grup bünyesindeki Simge İzfalt (İzmir) ve Simge Kocafalt (Kocaeli) şirketlerinin kullanan olması kendisine bu alanda bir avantaj sağlamış. Piyasanın nasıl bir asfalt makinesi istediğini böylelikle hep ilk elden tespit etmiş. Bugün Bauma 2010’un en büyük standlarından birine sahip olan Gencer, bu fuara ilk kez 1992’de Caterpillar’ın Türkiye Distribütörü olan Borusan Grubu’nun konuğu olarak katılmış. Fuarı ziyaret eden 30 müteahhit arasında bulunan Gencer, o günkü duygularını “O dönem fuarda kepçe zinciri üreten tek Türk firması vardı. ‘Türkiye ne zaman böyle makineler üretecek’ diye içim içimi yedi” diyerek anlatıyor. Gencer’in asfalt makineleri serüveni Express, Simgetype, Greentype, Majestic model asfalt hazırlama tesisleriyle sürmüş. 1995’te de asfaltta kullanılan agregayı çevreci biçimde hazırlayan Challenger ile yeni bir aşamaya girmiş. Geçen yıl ise, eski ve yorulmuş asfaltların yollardan kazındıktan sonra yaklaşık yüzde 100 geri kazanımını sağlayan Ratech adlı geri kazanım tesisiyle doruğa çıkmış. Biri enerjide cimri, diğeri eski asfaltı yeniliyor Nezir Gencer, Bauma 2010’da sergiledikleri yeni tesislerle ilgili şu bilgiyi verdi: Challenger: Agregayı (asfalta katılan minik taş) kapalı sistemde tane büyüklüğü ve oranlarını kontrol ederek tam asfalta katma aşamasında kırıp, eliyor. Çevreye hiç toz salmıyor. Normal asfalt tesislerine oranla yüzde 50 daha az enerji kullanıyor. Çünkü agrega eski tesislerde olduğu gibi açıkta tutulmadığı için nemlenmiyor. Çalışırken doğaya saldığı karbondioksit de yine yarı yarıya azalıyor. ![]() Taş kırarken çıkan tozun bir kısmını endüstriyel ürün olarak ambalajlayıp satmak mümkün, geri kalan kısım ise asfaltın içine katılıyor. Yalnızca İzmir, Balıkesir, Bolu Büyükşehir Belediyeleri ile birkaç müteahhit tarafından kullanılıyor. Avrupalıların ve Amerikalıların fuarda en çok ilgelendiği tesisler arasında yer alıyor. Ratech: Yaşlandığı ve yorulduğu için sökülen asfaltın işlendikten sonra kullanılabilir olan miktarının yüzde 100’ünün yeniden kazanılmasını sağlıyor. Bizim tesisin dışında bugün dünyada satılan diğer tesislerde bu oran yüzde 40-50. Patenti bize ait. Bilinen teknolojilerin pratikte yaşadığı kısıtlama ve zorlukları aşıyor. Ratech’i geliştirirken TÜBİTAK’tan destek aldık. Örneğin İstanbul’da yollar elden geçirilirken yılda 500 bin ton asfalt yaşlandığı ya da yorulduğu için kazınıyor ve atık haline dönüşüyor. Bunu 10 tonluk kamyonlara koysanız 50 bin kamyon eder. Bunun bir de bertaraf edilmesi sorunu ortaya çıkıyor. İşte bizim yeni geliştirdiğimiz Ratech, atık haline gelen eski asfaltın tümüyle yeniden dönüşümüne imkân sağlıyor. İstanbul özelinde yılda 12.5 milyon avronun çöpe atılmasının önüne geçmek mümkün. Buna bir de atık taşıma ve bertaraf etme maliyetini eklerseniz rakam daha da yükselir. 12 yaşında Adilcevaz’ın tek fotoğrafçısı olmuş Challenger ve Ratech gibi iki yeni ürünle fuara katılan Nezir Gencer anlattığına göre ‘bir şeyler geliştirmeye’ küçük yaştan beri meraklıymış. Bu merakı kendisini 12 yaşında elektriğin bulunmadığı Adilcevaz’da ters çevrilmiş bir bisiklete bağlanan iki dinamo ile elektrik üretimine kadar götürmüş. Gencer, o günleri şöyle anlatıyor: “Babam ben 7 yaşındayken iflas etti. Adilcevaz’a taşındık. Dokuz kardeştik. İstanbul’daki halamdan fotoğraf makinesi istedim. Bana 6x9 bir Agfa ile üç makara film gönderdi. Basıyorum deklanşöre, çektiğim resmi görmek için açıyorum makinenin kapağını. Filmde bir şey görünmüyor. Çok üzülüyorum. Atladık Van’a gittik. Çaldık şehrin tek fotoğrafçısı Foto Süphan’ın sahibi Haydar amcanın kapısını. Anlattım derdimi. Bana dedi ki, sen yakmışsın filmi. Çırak olayım bana öğret dedim. Kabul etti. 12 yaşında fotoğrafçı çırağı oldum.” Gencer, fotoğrafçılığı öğrendikten sonar Adilcevaz’a dönmüş ve 6-7 bin nüfuslu ilçenin çocuk yaşında tek fotografçısı olmuş. Ancak bu kez de önüne ilçedeki elektriksizlik engeli çıkmış. Onu da ters çevirdiği bir bisiklete bağlanan iki dinamo ve bir kişinin sürekli çevirdiği pedalla çözmüş. Böylelikle elektrik üretip fotoğraf banyosu yapmayı becermiş ve ortaokulu bitirinceye kadar Adilcevaz’ın tek fotoğrafçısı olarak iyi de para kazanmış. Aynı yıllarda kömürlü ütüleri bir rezistans teli takarak elektrikli ütü haline getirmek de Gencer’in gerçekleştirdiği yeniliklerden (!) olmuş. 1 milyon avroya stand Nezir Gencer, Münih’te 500 bin metrekarelik açık alana yayılan ve üç yılda bir düzenlenen Bauma Fuarı’nın kurallarıyla ilgili şu bilgiyi verdi: “Bu fuarda yer almak için teknoloji geliştirmek önemlidir. Birilerini kopya etmeye kalkarsanız, anında kapıya koyarlar. Bauma 2010’a toplam 43 ülkeden 3 bin 150 şirket katılıyor. 1992 yılında tek Türk şirketi varken, bu yıl katılımcı sayısı 88’e ulaştı. Bu yıl toplam 450 bin dolayında sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. İzlanda’dan Avrupa’ya yayılan kül bulutu başlangıçta fuara ilgiyi asgari düzeyde tuttu. Ancak, bulut dağıldıkça fuarı ziyaret edenlerin sayısı arttı.” Fuarda sergiledikleri tesisleri 40 TIR’la Bursa’dan Münih’e taşıdıklarını belirten Gencer, “6 Mart’ta yerler buzluyken standı ve tesisleri kurmaya başladık. Buzu eritmek için tuzumuzu bile Türkiye’den getirdik. Standa yaptığımız harcama 1 milyon avroyu buldu. Devletten fuar desteği olarak sadece 25 bin dolar alabildik. Bu desteğin artması şart” dedi. Bu biyografi 1475 kez okundu Yükleniyor...
|