|
SON DAKİKA
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Bitlis'te 6 Korucu Kaçırıldı!
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Ali Kaya'nın Dedesi de Toplu MezardaŞemdinli olayından sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından "iyi çocuk" olarak anılan Bitlis'in Mutki nüfusuna kayıtlı Astsubay Ali Kaya'nın dedesinin, Mutki İsyanı'ndan önce askerler tarafından öldürülüp toplu mezara gömüldüğü ortaya çıktı. Ali Kaya'nın dedesi Osman ile beraber babasının da 88 yıl önce aynı toplu mezara gömüldüğünü söyleyen 90 yaşındaki Hasan Akdeniz Mutki İsyanı'nı anlattı.
Şemdinli olayından sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından "iyi çocuk" olarak anılan Bitlis'in Mutki nüfusuna kayıtlı Astsubay Ali Kaya'nın dedesinin, Mutki İsyanı'ndan önce askerler tarafından öldürülüp toplu mezara gömüldüğü ortaya çıktı. Ali Kaya'nın dedesi Osman ile beraber babasının da 88 yıl önce aynı toplu mezara gömüldüğünü söyleyen 90 yaşındaki Hasan Akdeniz Mutki İsyanı'nı anlattı.
"Mutkili Ali" lakaplı Astsubay Ali Kaya'nın ismi ilk kez Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde 9 Kasım 2005 tarihinde Umut Kitapevi'nin bombalanmasıyla duyuldu. JİTEM davasından tutuklu olarak yargılanan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından "Tanırım iyi çocuktur" şeklinde lanse edilen Ali Kaya'nın dedesinin Cumhuriyet'in ilk yıllarında devlet tarafından öldürüldüğü ve toplu mezara gömüldüğü kaydedildi. Ali Kaya'nın dedesi Osman ile birlikte babasının da 88 yıl önce askerler tarafından öldürülüp toplu mezara gömüldüğünü söyleyen 90 yaşındaki Hasan Akdeniz, tarihe Mutki İsyanı olarak geçen olayı anlattı. Akdeniz'in anlattığı Ali Kaya'nın dedesi Osman'ın devlet tarafından öldürülmek ya da sürgün edilmek istenen Kürt beylerine yardım ettiği için öldürülmesi ve torunu Ali Kaya'nın ise nüfusun tamamı Kürt olan Şemdinli'de Kürtlere yönelik katliamlar yapmaktan dolayı cezaevinde tutuklu bulunması ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. İnönü'nün doğu seferi ile başlayan Kürt kırımı Mutki'de izlerini taşıyor İsmet İnönü, Cumhuriyetin ilanından bir süre sonra yaptığı doğu seferi sonrasında Atatürk'e Kürt aşiretleri ve beyleriyle ilgili bir rapor sundu. Bu rapordan sonra birçok Kürt beyi, fetvalar çıkarılarak mecburi iskân ya da sürgün ve katliamlara tabi kılındı. Atatürk'e sunulan raporun ardından çıkarılan fetvalardan haberdar olan Muş Xoy bölgesinde yaşayan Mirza beyin Mutki tarafına ailesiyle göç etmesi sonucu başlayan ve Mutki isyanıyla son bulan katliam tarihini Ali Kaya'nın dedesi Osman ile beraber 88 yıl önce kendi babası da öldürülüp toplu mezara gömülen Hasan Akdeniz, DİHA'ya anlattı. Olayın yaşandığı tarihte iki yaşında olan ve sonradan babası öldürüldüğü için annesi tarafından kendisine babasının ismi verilen Hasan Akdeniz'ın anlatımları tarihte karanlıkta kalan bir katliamı da gözler önüne seriyor. 'Köy talan edildi' Mutki'ye bağlı Meydan (Mêydan) Köyü nüfusuna kayıtlı olan 1921 doğumlu ve 60 yıl önce Mutki'den göç ederek, Tatvan'a yerleşen Hasan Akdeniz, söz konusu olayın 1923 yılının Aralık ayının başlarında baş gösterdiğini belirtti. O dönem iki yaşında olan Akdeniz, büyüdüğünde olayı sık sık annesi ve çevresinden dinlediğini söyledi. Anne ve çevresinin anlatımlarını aktaran Akdeniz, Muş'un Xoy bölgesinde yaşayan Mirza bey ve ahalisinin bir akşam üstü kendi köylerine geldiğini, köylüler olarak insanlık namına kendilerine sığınan 50 aileden oluşan yüzden fazla insana ekmek verildiğini söyledi. Büyüklerinin sonradan kendilerine anlattıklarına göre bu ailelerin devletten kaçtıklarının kendilerine söylendiğini belirten Akdeniz, bu insanlara yardım ettikleri için o dönemde evlerinin, içindeki tüm eşyalarla yakıldığını, hayvanların askerler tarafından talan edildiğini, arı kovanları dahil her şeylerinin yakılıp yıkıldığını anlattı. 'Nenem oğullarının imdadına yetişemedi' Mirza beye ait kervanın köylerinde ve yan köy olan Merment Köyü'nde bir akşam konakladıktan sonra Diyarbakır'a doğru yola çıktığını belirten Akdeniz, kervandan kopan İsmail adındaki beylerin hizmetkarının askerlerce rehin alındığını ve zorla konuşturulduğunu belirtti. Akdeniz, "İsmail adındaki hizmetçinin iki köyden kendilerine yardım eden ailelerin isimlerini söylemesinin ardından yardım eden herkesin evleri yakılıp yıkılarak talan ediliyor. Beylere yardım ettikleri gerekçesiyle askerlerin babası Heskê ve amcası Çeto, Hamit'le beraber yirmi köylü tutuklanıp Mutki'ye götürülüyor. Burada 23 kişi daha sonra iki ayrı gruba bölünerek Bitlis'e doğru götürülüyor" dedi. Nenesi Hanif'in oğulları ve yakınlarının tutuklanıp götürülmesinin ardından hemen Bitlis valisine gittiğini, o zaman valiye yirmi Cumhuriyet altını vererek kimsenin öldürülmemesi için af kağıdı aldığını belirten Akdeniz, nenesi Bitlis'ten dönene kadar çocuklarından Heskê ve Çeto'nun da aralarında bulunduğu 10 kişinin askerler tarafından Mutki Bitlis arasındaki Karçinbaşı (Serêdarê) denilen yerde öldürüldüğünü ve nenesinin yetişemediğini dile getirdi. Hanif'in diğer oğlu olan Hamit'in 13 kişilik grubun içinde olduğu için kurtulduğunu belirten Akdeniz, bu 10 kişinin sonrasında bölge mahkemesi Elazığ'da olduğu için götürülüp orada yargılandıklarını ve hepsinin serbest bırakıldığını ifade etti. Akdeniz eğer valiye para verilmeseydi bu 13 kişinin de öldürüleceğini belirtti. Olayın bir katliam olduğunun altını çizen Akdeniz, 10 kişiyi öldüren askerlerin içinde yer alan bir askerin daha sonra gelip olayı anlatarak öldürülenlerin suçsuz günahsız olduğunu söylediğini kaydetti. 'Ali Kaya'nın dedesi Osman da 10 kişiyle beraber toplu mezardadır' Olayın olduğu dönemde kendi köylerinin hemen yanında bulunan Merment köyünde yaşayan Ali Kaya'nın Osman adındaki dedesi ve 2 köylünün daha 10 kişiyle beraber öldürüldüğünü belirten Akdeniz, Ali Kaya için "Herkes ondan nefret ediyor. Allah onun belasını verdi" derken; Kaya'nın dedesi ve babasının çok iyi insanlar olduğunu söyledi. Olayın ardından Kaya'nın dedesinin de kendi babası olan Heskê ile beraber askerler tarafından öldürüldüğünü dile getiren Akdeniz, askerler tarafından 1923 yılının Aralık ayının başlarında kar yerdeyken öldürülen 10 kişinin sonradan kendilerinin korkudan sahip çıkamamasından dolayı çevre köylerdeki insanların gelip bir gece bir çukur kazıp hepsini toplu bir şekilde gömdüklerini belirtti. Kaya'yla herhangi bir akrabalıkları olmadığını belirten Akdeniz, Şemdinli olayından sonra Ali Kaya'nın yakınlarının tepkilerden dolayı köyü terk ettiklerini dile getirdi. 'Olaydan sonra köylüler 3 ay dağda ot yiyerek yaşadılar ' Köylerinde beylere yardım edenlerin evlerinin yakılıp yıkılmasının ardından tutuklanan ve öldürülenlerin ailelerinin dağlara sığınarak 3 ay boyunca ot yiyerek mağaralarda yaşadıklarını belirten Akdeniz, olayın olduğu yılın baharında birkaç köyün birleşerek Mutki İsyanı'nı başlattıklarını dile getirdi. Kendi aralarında kavgalı oldukları köylerin bile bu yapılanlara tahammül edemeyerek 1924 yılının baharında tüm güçlerini birleştirerek devlete karşı isyan ederek Mutki'yi basıp devletin tüm kurumlarına 4 ay boyunca el koyduklarını belirten Akdeniz, "Olayda 2 askerin tek öldürüldü, askerlerle beraber kaymakam ve tüm mülki amirler rehin alınıyor. Devlet yetkililerinin sonradan gelip isyancılarla görüşüyor. İsyan ulusal bir niteliği olmadığı için isyancılarla tarla, hayvan ve toprak üzerinde anlaşma sağlayarak Mutki isyancılardan geri alınıyor" diye konuştu. 'Devlet isyanın ulusal bir nitelik kazanmadan sonlanmasını istedi' Söz konusu olayda dedesi Heskê'yi kaybeden Hasan Akdeniz'in oğlu Nihan Akdeniz de bir yıl önce ölen 96 yaşındaki Sadullah adındaki amcasının olayı tüm detaylarıyla kendilerine anlattığı belirtti. Amcasının anlattıklarıyla babasının anlattıklarının birebir uyuştuğunu belirten Akdeniz, amcasının da kendilerine Ali Kaya'nın dedesi olan Osman adındaki kişinin 10 kişiyle beraber öldürülüp sonradan köylüler tarafından toplu gömüldüğünü söylediğini ifade etti. Akdeniz, Mutki İsyanı hakkında da amcasının kendilerine isyanın bir intikam duygusuyla yapıldığını fakat devletin hemen olaya müdahale ederek isyanın ulusal bir nitelik kazanmaması için isyancıların tüm taleplerini karşılayarak geldikleri yerlere geri gitmelerini sağladığını söyledi. 90 yaşındaki Hasan Akdeniz, Mutki Bitlis arasında bulunan Karçin (Serêdarê) bölgesinde olan toplu mezarın yerine her bayram gidip dua ettiklerini belirtti. Akdeniz, toplu mezarın olduğu yeri ilk defa yoğun çabalarımız sonucunda kendi çocuklarına torunlarına göstererek sahip çıkmalarını istedi. Aile bundan sonra toplu mezarın etrafının çevrilerek koruma altına alınmasını istiyor. DİHA hainzenderli, 10 ay önce yorumladı
kürt halkı tarihinde böle hain bi halk daha yoktur.mutki halkı yanı başında toplu mezarlar varken gidip o toplu mezarlara sesini çıkarmayan akpye o vermiştir.gün gelecek onların çocukları bu mezarda olacak. UTANMAYAN KÜRTLERzero, 10 ay önce yorumladı
alın sıze ıste aslını bılmeyene bunu yapar bu sıstem ve ddevlet. hacı hasan dedemeorhan akdeniz, 10 ay önce yorumladı
dede sen içini rahat tut dedelerimizin mezarlarını koruyacağız ve bir gün bunların hesabını soracağız.. Yalandan kim ölmüş :)misafır, 10 ay önce yorumladı
Yalandan kim ölmüş ki. Mutki isyanını ancak bu kadar çarpıtılır pes doğrusu. İsyanın asıl sebebi posta soygunculuğu, askere gitmeme ve vergi vermemedir. Bölgedeki dağ köylerine gelen askerlerin üzerine kayalar yuvarlanmak sureti ile zayiat verilmeye çalışılmış ve başarılı olunmuştur. Mutki isyanının sembol ismi "Şeho ye Nebo"'dur. Olayları ideolojik eksenlere çekmeyin. 90 yaşına da gelsek 900 yaşına da gelsek yalan yalandır....
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|