|
SON DAKİKA
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Bitlis'te 6 Korucu Kaçırıldı!
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Okula mı Okumaya mı?
Mehmet Şah Marhan sahmarhan@hotmail.com
2011–2012 eğitim öğretim yılının başladığı şu günlerde öğrencilerin başarılı bir öğretim yılı geçirmeleri; okulun açıldığı ilk günden planlı, düzenli çalışmaya karar verip, okumanın ve okulu olmanın tadına varmalarıyla mümkündür. Bu da ancak ‘‘okumaya mı’’ ‘‘okula mı’’ gittiklerinin arasındaki ince detayı ayırt etmeleriyle mümkündür. ‘‘Okuma zevkini kazanmayanın öğrenimi yarıda kalmıştır.’’ Der. P Peacut Bir öğrenci velisi günün birinde bana hocam; çocuklarımın durumu nasıl diye sormuştu. Ben de kendisine çocuklarının biri ‘‘okumaya’’, biri de ‘‘okula’’ geliyor deyince, uzun uzun bakıp durmuştu. Okula yazılan bir öğrenci, öğrencilik görevini sadece okula gitmekle biliyorsa, o öğrencinin ‘‘başarılı’’ olması mümkün değildir. Okumaya giden öğrenciyi, okula giden öğrenciden ayıran etkenlerin en önemlisi; okumaya giden öğrencinin ‘‘öğrenmeyi’’ ve ‘‘başarıyı’’ hedeflemesidir. Bunu hedeflerken de ‘‘planlı’’ ve ‘‘düzenli’’ çalışmasıdır. Bu planın istikrarı; tıpkı betonu delen damlaların sürekliliği ve kararlılığı gibi olmalıdır. Bu kararlılık, sabah okula giderken emin adımlarla okul kapısından içeri girmesi demektir. ‘‘Okumak’’ yerine, ‘‘okula’’ giden öğrenci ise; adeta arkasından iteleniyormuş gibi okul kapısından girer; akşam çıkışında ise okul kapısından en önde çıkan öğrenci olur. Bu tip öğrenciler, okulu ziyaret etmeye giden öğrencilerdir. Onları esas sıkan da bu ziyarettin zorunlu bir ziyaret olmasıdır. Komutlarını akıldan/baştan almayan ayakların gereksiz zahmetidir bir anlamda. Ayaklarla baş arasında bir anlaşma, bir uyum ve bir karar yoksa ayakların çekeceği var. Çünkü ayakların yürüyeceği istikamet, alacağı yol akıldan habersiz olması gereksiz yorulması demektir. Yani ayaklar bir meçhule yol alıyor demektir. ‘‘Bazı insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaşarlar. Böyle insanlar bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler. Onlar gitmezler; ancak suyun akışına kapılarak akarlar.” Der. Seneca İşte böylesi öğrenciler ‘‘okumaya’’ değil, ‘‘okula’’ giderler. Başarısızlıkların sebebi de buradan geliyor. Kafalarının çalışmamasından değil. Okula gönülsüz, isteksiz ve dolayısıyla hedefsiz gitmeleri bütün olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Oysa ‘‘Okumayı sevmek, hayattaki can sıkıcı saatleri güzel saatlerle değiştirmektir.’’ Der. Montesquieu Hiç tartışmasız okulda ‘‘başarılı’’ olmanın vazgeçilmez kurallarında biri de ‘‘hedef’’ koymaktır. “Başarı için plan yapmıyorsanız, o zaman hükmen başarısızlığı planlıyorsunuz demektir.” Der. Townsend. Her öğrencinin kendisine göre mutlaka bir hedefi ve planı olmalıdır. Karnenizde iyi notların olmasını, karne günü sağlayamayacağınızı bilmelisiniz. Ve o gün keşke dememek için şimdiden hedefinizi ve hedefinize göre planınızı oluşturmalısınız. “Okçu nedir ki, hedef olmadan?” der. Denk Ming-Dao Bir öğrenci sınıfında birinciliği hedeflerse; Sınıf ikincisi olması Sınıf ikinciliğini hedeflerse; Sınıf üçüncüsü olması Sınıf üçüncülüğünü hedeflerse Takdir belgesi alması Takdir belgesi almayı hedeflemişse; Teşekkür Belgesi alması Teşekkür belgesi hedeflemişse de; Zayıfsız geçmesi büyük ihtimaldir. Yani hedefini 12 olarak belirleyen, bir öğrencinin 11 den vurması, hedefe yakın olması demektir. Bu bir anlamda hedefin bir altını garantiye almak demektir. Hedefin bir altını tutturmak da bir öğrenci için büyük bir başarıdır. Tabi ki hedefin kendisi de mümkündür. “Erişmek isteği hedefi olmayanlar çalışmaktan zevk almazlar.” Der. Emile Raux. Bu paralelde hiçbir hedefi olmayan öğrencilerin sayısız zayıf getirmeleri kaçınılmazdır. İşte ‘‘okula’’ giden, ama ‘‘okumayı’’ içselleştirmemiş, okumanın hazını yakalayamamış, kendine bir hedef oluşturmamış bir öğrencinin okulu sevmesi ve dolayısıyla okuması mümkün değildir. Başarılı olmanın hazını ancak okulu severek ve başarılı olmakla yakalayabilirsiniz. ‘‘Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.’’Der. V.Hugo Bir daha okul çağında olmayacağınızı düşünerek, ‘‘okula’’ gitmeye değil; ‘‘okumaya’’ gitmeye niyet etmeniz dileğiyle… Bu makale 1875 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|