|
SON DAKİKA
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Bitlis'te 6 Korucu Kaçırıldı!
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Hizan'da Halk Yeniden AyaktaBölge'de hemen her köyün yakıldığı, sokaklarında insanların hunharca katledildiği 90'lı yıllarda, topyekun yok oluşa sürüklenen ve nüfusunun yüzde 70'i göçe zorlanan Bitlis'in Hizan İlçesi'nde, mücadele duygusu yeniden yeşermiş durumda. 132 köyü 72 muhtarlığı bulunan ve adeta yaşatılan işkence, faili meçhul cinayet, köy yakma ve göçe zorlanma olaylarına inat yeniden bir başkaldırıya sahne olan Hizan İlçesi'nde BDP İlçe Başkanı Mustafa Özcan, "Artık feodallik birinci derecede siyasetin önünü alamıyor" diye konuştu.
Türkiye'nin bir döneminin karanlık sayfaları arasında yer alan, korkunç cinayetlere, köy boşaltmalara, ajanlaştırmalara tanık olan, dinsel asimilasyonu iliklerine kadar yaşayıp, kendinden farklı düşünenlere düşman edilen bir ilçeden son yıllarda özgürlük çığlıkları yükseliyor. Bölge'nin bir çok ili, ilçesi ve köyünde olduğu gibi sistemin en çok efor sarf ettiği en çok asimilasyonu dayattığı, göçlerin en acısını yaşattığı Bitlis'in Hizan İlçesi'nde son günlerde hemen her kahvede, sokakta ve evde Kürt mücadelesinin gücü ve emelleri tartışılıyor. 1980'lerde başlayan ve 1989 yılında doruk noktaya ulaşan mücadele 1990'lı yıllarda yürütülen özel savaş taktikleri ile kırılma noktası yaşadı. Toplam 132 köy ve 72 muhtarlığı bulunan ilçenin hemen her köyü yakılıp yıkılırken, Kürt mücadelesine canı pahasına sahip çıkan nüfusunun yüzde 70'i ise göçe zorlandı. Bu günlerde İstanbul, İzmir, Manisa ve Çukurova Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin hemen her yerine dağılan ilçe sakinlerinin geri kalanlarına ise koruculuk ve ajanlaştırma dayatıldı. Yükselen özgürlük çığlıklarına vurulan ket ile birlikte kimliğine sahip çıkan halka kan kusturulurken, bu süre zarfında inancını yitirmemiş onlarca imam, muhtar ve yurttaş ise itirafçı, özel harekat timi ve korucular tarafından gece yarıları evlerinden alınarak ya da alenen köy meydanında infaz edildi. Bir dönemin acı dolu sayfalarını geride bırakan bu günlerde ise yaşatılan onca acıya inat çöplüklere topluca gömülen çocuklarına sahip çıkan Hizanlılar, referandum dahil son 3 seçimi büyük bir başarı ile göğüsledi.
'90'lı yıllarda hedef muhtar ve imamlardı' İlçede yürütülen özel politikalara ve seçimde elde edilen kazanımlara ilişkin bilgi veren BDP Hizan İlçe Başkanı Mustafa Özcan, Hizan'ın özet olarak Garzan'ın bir parçası olduğunu belirtti. Doğu'da Gevaş ve Van'a bağlı Bahçesaray İlçeleri ile Siirt'in Pervari ve Şirvan sınırları içinde yer alan Hizan'ın bu nedenle özel politikalara maruz kaldığını belirten Özcan, ilçenin göçe zorlanan büyük bir kitlesi olduğunu belirtti. Yaşanan göç nedeniyle milletvekili sayısının da düştüğünü belirten Özcan, ilçede 90'lı yıllarda coşkulu bir süreç ve büyük bir siyasi hamlenin yaşanmasının ardından sistemin yarattığı tahribat sonrası coşku ve hamlenin hezimete uğradığını söyledi. Büyük sıkıntıların yaşandığını Avukat Şevket Epözdemir gibi aydın kişilikli insanların katledildiğini söyleyen Özcan, bu nedenle söz konusu süreçte toplum üzerinde büyük bir kaos, korku ve sindirmenin devlet tarafından bir taktik olarak geliştirildiğini dile getirdi. Yaşanan göç, faili meçhul, köy boşaltma, tutuklama ve göç dalgasının bölgede olduğu gibi ilçede büyük bir sessizliğe neden olduğunu dile getiren Özcan, "Fakat 90'lı yıllardan sonra ilçemizde özellikle son dönemlerde ciddi bir uyanış söz konusudur. Vaktinde faili meçhul cinayetlere kurban gidenler için toplu mezarlara konulanlar için on binlerce kişi bir araya gelip yürüyor. Eğer bu halk bunu yapabiliyorsa o korku ve sindirme politikası sonuç vermemiştir. Özellikle bu ilçede bunu görmek beni ciddi anlamda heyecanlandırıyor. Çünkü geçmişte yaşananların ardından herkes kendi kabuğuna çekilmişti. Sindirilmiş, korkutulmuş bir halktan bugün uyanmış durumda. Özellikle gençlerimiz son derece kendini yetiştirmiş ve değerlerine sahip çıkmak için canla başla çalışıyor. Gençler geçmişte yaşamış olduğu acıları hatırlayarak onun hesabını sormak istiyor" dedi. 'Artık feodallik birinci derecede siyasetin önünü alamıyor' Kürt halkının yüreği incitilmiş gençlerinin ayağa kalkmasının kendileri kadar bunu yıllardır görmek isteyen ilçe sakinlerine büyük bir moral verdiğini dile getiren Özcan, bunun seçimlere de yansıdığını belirtti. Önceki seçimlerde olduğu gibi her geçen gün başta köyler olmak üzere her yerde örgütlendiklerini ve katılımın git gide arttığını dile getiren Özcan, bu bakımdan Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Bitlis Bağımsız Milletvekili Adayı Hüsamettin Zenderlioğlu'nun ilde olduğu kadar ilçede de büyük bir oy potansiyeline sahip olacağını belirtti. Son yıllarda seçimlerde yakaladıkları başarının artarak devam ettiği, özellikle köylerde seçmenlerin ilgisi karşısında bugüne kadar yapılamamış çalışmaların öz eleştirisini verdiklerini dile getiren Özcan, "İlçemizde siyaseti seçimler için kendi çıkarları için yönlendiren bazı geniş aileler var. Bu özellikle yerel seçimlerde daha çok kendini gösteriyor. Ama son yerel seçimlerde AKP'nin tüm gücünü baskısını buraya yığmasına rağmen bizim Hizan'da birinci parti olmamızın önüne geçiremedi. Veto edilmemize rağmen son anda aday yenilememize rağmen ilçede birinci parti durumuna geldik. Belediye başkanlığını da az bir farkla kaybettik. Ama en azından Hizan'da İl Genel Meclisi üyesi iki arkadaşımız seçilmiştir. Artık kitlemizin sorgulayışı çok farklı bir duruma evrilmiş durumda. Artık feodallik birinci derecede siyasetin önünü alamıyor. Kürdistan'da verilen siyasi mücadele Kürt halkının kimlik mücadelesi bir onur mücadelesi haline gelmiştir. Bir namus meselesi olarak görüyoruz" diye kaydetti.
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|