|
SON DAKİKA
Bitlis'te 35 Korucu Silah Bıraktı!
Korucular İçin Geniş Çaplı Operasyon
Bitlis'te 6 Korucu Kaçırıldı!
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Geri Zekâlı, Neden Başarılı Değilsin?
Mehmet Şah Marhan sahmarhan@hotmail.com
Küçük yaşlarda çocuklara konan geçici-kalıcı bir sürü lakap vardır. Lakap ya da küçük düşürücü söylemler bir anlık söylenirse de; çocukların ruh dünyalarında yaptığı tahribatın izi, çoğu zaman kalıcı olabiliyor. Özellikle dalga konusu olacak lakaplar kin ve nefret besler. Ve çocuk üzerinde derin izler bıraktığı gibi, kendisini çirkin lakaplarla lakaplandıranlara ve hitap edenlere karşı da ‘‘kin’’ ve ‘‘öfke’’ besler. Çocuk büyüyünce de onları affetmeyecek, hayırla yâd etmeyecek, onlardan gelen doğrulara bile yaklaşmayacak, onlarla beraber olmaktan hoşlanmayacaktır. Ömür boyu kendisine lakap takan ve olumsuz hitap eden ve onu küçük düşüren kişileri unutmayacaktır. Özellikle Anne-baba ve öğretmenlerin öğrencilerinden ve çocuklarından bir yandan ‘‘başarılı’’ olmalarını beklerken; bir yandan da ‘‘geri zekâlı’’ salak, aptal vb. diye hitap etmeleri ise oldukça dışlayıcı ve yanlış bir tutumdur. Esas geri zekâlılık; ‘‘geri zekâlı’’ olarak lanse edilen bir öğrenciden ‘‘başarı’’ beklemektir. Çünkü bu büyük bir çelişkidir. Çoğu zaman çocuklarımıza geri zekâlı, neden başarılı değilsin diye sorduğumuzda çocuklarının başarısız olma sebebinin cevabı, sorduğumuz sorunun içinde olduğunun farkında bile değiliz. Yine aynı şekilde özellikle okullarda öğrencilere ısrarla ‘‘hayvan’’ deyip, ‘‘insani’’ davranış beklemek, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir beklenti içerisine girmek demektir. Çünkü sürekli hayvan olarak nitelenen çocuklardan, insani davranış beklemek oldukça paradoksal bir durumdur. Küçük düşürücü hitaplar ve alay konusu olacak lakaplar ciddi anlamda psikolojik sorunlara da sebebiyet verir. Çünkü bu gibi hitaplar ve lakaplar çocukların üzerinde çok derin izler bırakır. 18 Nisan 2011 tarihinde kendisiyle sürekli dalga geçildiği için intihar eden çocuğun, intihar haberi basında şu şekilde geçmişti: Şanlıurfa’da, ilköğretim 8'inci sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Mustafa Çobanyıldız, kekeme olması nedeniyle arkadaşlarının kendisiyle alay etmesine dayanamayarak, kendini 3'üncü kattaki sınıf penceresinden attı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede kurtarılamayan ve elinde ‘'bu dünyada cehennemi yaşadım’’ bu notu okuduğunuzda ben ölmüş olacağım' yazılı kâğıt yapışık olan öğrencinin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Nasıl ki kötü, olumsuz lakap ve hitap bu derece çocukları ve öğrencileri olumsuz etkiliyorsa, olumlu lakap ve hitaplar da o derece olumlu etkiler. Çok iyi bilinmeli ki çocuklar ve öğrenciler kendilerine takılan ve hitap edilen söze göre şekil ve yön alırlar. Aptallık damgası yemiş bir çocuğun ‘‘özgüveni’’ gelişemez. İyi lakap ve hitap şevk ve saadet aşılarken; çirkin lakap ve hitap da kişinin özgüvenini zedeler. En ufak bir başarısı takdir edilen bir çocuğun düşüncesi; demek ben akıllıyım ve seviliyorumdır. Bu düşünce, onu bu sözcüklerin içini doldurmaya teşvik eder. Aptallık damgasına maruz kalan, sürekli tenkit edilen, azarlanan ve hiç takdir edilmeyen çocukların başarı göstermelerini ve sağlıklı davranış sergilemelerini beklemek akılsızlıktır. Başarı duygusu hiç okşanmayan çocuğun, başarılı olmanın farkını yaşaması mümkün değildir. Güzel sözcüklerle büyülenmeyen, motive edilmeyen çocukların üstün başarı göstermeleri mümkün değil. Hiçbir maddi değeri olmayan başarıya teşvik edici söylemler ve tutumlar çocuklara özgüven aşıladığı gibi, başarılı ve mutlu olmalarını da sağlar. Çok iyi bilmeli ki çocuklarımızın hayatlarını olumlu ya da olumsuz etkileme de kullandığımız sözcüklere ve sergilediğimiz yaklaşıma göre ciddi anlamda faydası ya da zararı var. Bu yüzden geri zekâlı yerine zeki, kötü yerine iyi, çirkin yerine güzel ve olmamış yerine olacak kelimelerine dilimizi, çocuklarımızın gelecekleri için alıştırmaya ne dersiniz? Özellikle öğrencilerin karnelerini alınacağı bu günlerde, kullanacağımız dile dikkat edelim. Bu makale 1829 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|