|
SON DAKİKA
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Hizan'da Sıcak Çatışma, 1 Ölü
İş Adamları Bitlis'e Çıkarma Yaptı
Bitlisli İki Genç Çatışmada Öldü!
Başkan Ok İle İddialara İlişkin Özel Röportaj
Şahin Günbay’ın Röportajı
- Bir öğretmenin aynı zamanda Siyasetçi olması nasıl bir durum? Aslında herkesin siyasetle uğraşabilmesi gerekir. Hele hele bir ülkede hukuksuzluktan ve haksızlıklardan bahsediliyorsa en başta eğitimcilerin siyaset arenasında yer alması gerekiyor. Siyasetin sadece elit bir kesimin işi olduğu yanılgısına da düşmemek gerekiyor. Yine ülkemizde haksız uygulamaların son bulması ve demokratik sivil bir anayasanın hazırlanması için herkesin siyasetle uğraşabilmesi ve katkıda bulunması herkesin görevi olmalıdır. - Yaklaşık iki yıldır görevdesiniz, bu iki yılda yeni göreviniz hakkında neler söylemek istersiniz? Yeni görevinizde kendinizi başarılı buluyor musunuz? Biz belediye yönetimini almak için büyük uğraş verdik ve bunun sonucunda halkımızın teveccühüyle bu zor görevi üstlendik. Geçen iki yıllık süreye bakıldığında mevcut imkânlar ve kadroya bakıldığında açıkçası kendimi başarılı buluyorum. Tabii burada başarının ölçütü nedir diye sorulduğunda: biz Tatvan Belediyesi’ni alırken ne halde aldık, hangi sorunlarla uğraşıyoruz ve bugün belediyenin ne hale geldiğini iyi bilip o şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Açıkçasını söylemek gerekirse biz belediyeyi alırken tabiri caiz ise bir enkazı devraldık. Belediyeyi aldığımızda bir litre mazot alacak paramız yoktu ve göreve geldiğimizde sizlerde bir önceki yönetimden de biliyorsunuz ki belediye personelinin maaşları doğru dürüst ödenmiyor ve personelimiz grevdeydi. Ama şimdi gelinen noktayı iyi değerlendirip, geçmişle kıyaslayıp başarının değerlendirmesi o şekilde yapılmalıdır. - Bitlisnews’te “En başarılı belediye başkanı kim” sorusuyla yapılan ankette Yüzde 33 oy alarak Bitlis’in en başarılı belediye başkanı seçildiniz. Bu sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz? Beni bu başarıya layık gören Bitlis News katılımcılarına saygılarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Umarım bizde bundan sonra daha kaliteli bir yönetim ve hizmet anlayışıyla bu tercihlerinin ne kadar haklı bir tercih olduğunu göstermiş oluruz. - Önceden seçilen belediye başkanlıklarında olduğu gibi toplumda bir kanaat var: belli kesimin başkanı diye. Siz açık yüreklilikle bu konu hakkındaki düşüncelerinizi açıklar mısınız? Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu ifadeyi doğru bulmuyorum. Biz yönetime geldiğimizde belediye herkesindir dedik ve belediyenin herkese eşit hizmet vermesi gerektiği bilinciyle hareket ettik. Tabii zaman zaman yanlışlıklar olmuştur fakat açık yüreklilikle söyleyebilirim ki belli bir kesimin belediye başkanıdır söylemini kırdığımızı düşünüyorum. - Yine halk arsında daha önceki belediye başkanlarında olduğu gibi sizin içinde; başkan iyidir fakat çevresi kötüdür söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu keskinlikle bir karalama propagandasıdır ve bilinçli olarak bu kampanya yürütülmektedir. Şunu açık ve net söylüyorum: Eğer ben iyiysem, benim çevremde iyidir; Eğer ben kötüysem, benim çevremde kötüdür bu böyle bilinmelidir. Çünkü; ben o çevreden çıkıp buralara geldim. O çevrenin oylarıyla bugün bu koltuktayım. - Bir açıklamanızda bir önceki yönetimden yolsuzluğa dair elinizde belgelerin olduğu, eski yönetime dava açacağınızı ifade etmiştiniz. Bu yolsuzlukların ne olduğunu ve dava açılıp açılmadığını açıklar mısınız? Bu konuda elimize somut belgeler geçti ancak; üzerimizdeki iş yoğunluğundan, tutuklanan arkadaşlarımızla uğraşmaktan ve belediye sorunlarından bir türlü bu belgeleri adli mercilere taşıyamadık. Bunlarla ilgili sizlere birkaç örnek vereyim: ‘Eski yönetimin büyük gider olarak önümüze sunduğu AVM’nin inşaatına faiziyle beraber 17 trilyon gibi büyük bir para harcanmış. Her inşaatçı bilir ki bu kadar para gitmesi imkânsızdır. Yine Tatvan’a yapılan kaldırımların parası esnaftan alınmışsa, yapılan yollar karayollarına yaptırılmışsa, Sahil yolu için İş-kur destek vermişse, Fuar organizasyonu ve bir kısım proje için kaymakamlık destek vermişse bu 72 trilyon borç nereden gelmiştir bi açıklasınlar bize’. Yine yaptığımız incelemeler sonucunda Avrupa Birliği hibe projeleri kapsamında alınan araç ve gereçlerin kayıp olduğunu ve belediyenin kendine ait bir demirbaş kayıt sisteminin olmadığını tespit ettik. Bunların çoğunu aslında halkımızda biliyor. Bizde uygun şartlar oluştuğu takdirde ne yapılması gerekirse yapacağız. Tabii şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bilindiği üzere Van belediyesi, eski belediye başkanı ve ekibine yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle dava açtı. Ama bugün adamlar rahat rahat ortalıkta geziyor. Demem o ki kimi kime şikâyet edeceğiz? - Seçimlerin ardından belediye yönetimini devraldığınızda belediye borçlarının 45 trilyon olduğu ifade edilmekteydi, sonrasında ise bu borcun daha fazla olduğu, birkaç gün önce açıkladığınız rakama göre de Tatvan Belediyesi’nin 72 trilyon gibi büyük bir borcunun olduğu ortaya çıktı. Bu borç nasıl oluşmuş? Bundan sonra Tatvan Belediyesini ve Tatvan halkını nasıl bir süreç bekliyor bu duruma karşı sizin aldığınız veya alacağınız önlemler nelerdir? Doğrusu bu borcu kısa bir sürede kapatmak mümkün değil. Nitekim bu borcu kapatmaya yönelik birçok projemizi kısıtlamaya yönelik uygulamalarla karşılaşıyoruz. Belediyeyi ilk aldığımızda bize 45 trilyon borç olduğunu ifade etmişlerdi ancak; sizlerle paylaştığımız üzere, bu borç 15 trilyon ödememize rağmen hala 72 trilyon borç bulunmaktadır. Bir önceki yönetim sözde hizmet ettiğini göstermek için son seneler ne kadar borç yapabilmişse yapmış, onu da sözde yatırım yaptık diye halka arz etmiş. AVM için aldıklar 12 trilyonluk kredi bugün faiziyle 17 trilyon olmuş. Yine yıllardır Tedaş ve SGK’ya tek kuruş ödememişler, şu an bu ikisine olan borç toplamda 33 trilyonu bulmuş. Bize açıkladıkları borçlar arasında sendika borçları yoktu, 4 trilyonluk bu borcu yine yakın zamanda biz ödedik. Bu borcun ödenmesi için daha Tatvan Belediyesi’ne ait mücavir alanları imara açmak istedik; ancak Bitlis Valiliği bu talebi rant amaçlı bir talep olduğunu değerlendirerek reddetti. Ancak her nedense Bitlis Belediyesi bizim sınırlarımız içerisinde olan ‘Benekli’ köyünü sınırlarına katmak için rahat rahat girişimlerde bulunabiliyor. Biz göreve geldiğimizden beri birçok kamu kuruluşu Tatvan üzerinde katı kurallar uygulayarak bizi yıpratmaya yönelik girişimlerde bulunmaktadırlar. Örneğin; DSİ, Tatvan afet sorunu ve dere yatağı konusunda çok katı kurullar uyguluyor. Bunların yanı sına Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü’nün su gideri olarak belediyelere ayırdığı ödeneğe bakıldığında, nufüsü 2.200 olan Mutki Belediyesine 250 bin lira, nüfusu 14 bin olan Adilcevaz Belediyesine 300 bin Lira, 60 bin nüfusu olan Tatvan Belediyesi’ne ise 150 bin Lira ödenek ayrılmıştır. Buda Adalet ve Kalkınma politikası değil Adlat ve Kalkınmayı ortadan kaldırma politikasıdır. - Belediyenin, borçlarını kapatmak için başta AVM olmak üzere bazı gayrimenkullerini satmayı düşündüğüz halk arasında konuşulmakta. Böyle bir şey söz konusu mu? Yaptığımız görüşmeler sonucunde, AVM’nin belediyeye ciddi manada yük olduğu konusunda öneriler aldık. Fakat, AVM satıldıktan sonra bunun yerine Tatvan’a ne kazandırabiliriz? Halkımızla beraber bunun cevabını bulursak AVM’nin satışı olanaklı olabilir. Tabii biz şu ana kadar bir karış toprağımızı satmadık hatta eski karakol ve eski çöplüğün arsasını belediye kazandırmış bulunuyoruz. Şu anda bu konuda çalışmalarımız sürmektedir. - Tatvan’ın kalkınmasının önünde büyük bir engel olan “Afet” konusunda gelinen noktayı açıklar mısınız? Bu sorun yıllardır Tatvan’ın gelişimi önünde bir engel olmaya devam ediyor. Yapılan çalışmalar sonucunda Kuzey Vangölü sınırları içinde yer alan, Tatvan, Ahlat, Adilcevaz ve Erciş ilçeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Turizm Bölgesi” olarak ilan edildi. Dolayısıyla Afet bölgesinin turizm bölgesi olarak düzenlenmesi için şu anda projeler üzerinde çalışıyoruz. Kısa bir süre sonra bu alanı Turizm’e kazandırmak için gereken her türlü çalışmayı başlatmayı düşünüyoruz. - 2009 yılında yapılmaya başlayan ‘Tatvan Atık Su Arıtma Tesisi’ ne zaman faaliyete geçecek? 2011 Mayıs ayında arıtma tesisimiz açılacaktır. Bunun için ihtiyaç duyduğumuz teknik eleman ise üç aylık eğitimden sonra göreve başlayacaktır. - Belediyenin borçları biliniyor ancak; Belediyenin günübirlik yapması gerektiği temizlik, çevre düzenlemesi gibi rutin hizmetlerde aksaklıklar göze çarpıyor bunun nedenini açıklar mısınız? Bunun birkaç nedeni var; birincisi, vatandaş belediye işçileri maaş alıyor işleri nedir diyerek çevreyi kirletiyor. İkincisi, net olarak tespit edilmiş ki bazı insanlar belediyenin çalışmadığını göstermek için bilinçli olarak çevreyi kirletip, rahatça zarar verebiliyor. Bunun en güzel örneği sahil yolu parkımızda yer alan çöp konteynırları, oturaklar ve kamelyaların bilinçli bir şekilde tahrip edilmesidir. Yine sahil yolu ve şehir merkezinde yer alan yeşillik alanların kurutulmasına yönelik girişimlerin olduğunu tespit ettik. Bu sene bunlar için önlemler aldık özellikle çevre düzenlemesi için “bahçıvanlık” projesi Avrupa Birliği hibe projesi kapsamında eğitimler, nasip olursa bu sene hayata geçirmeyi düşünüyoruz. - Bu iki yıllık sürede belediye olarak Sosyal ve Kültürel çalışmalar konusunda geldiğiniz noktayı nasıl buluyorsunuz, bundan sonra ne tür projeleriniz olacak? Geçen iki yıl içerisinde elimizden geldiği kadarıyla halkımızın değerlerini göz önünde bulundurarak bazı çalışmalarda bulunduk. Tatvan uzun bir zamandan sonra kendi değerlerine yakın sanatçılar görmeye başladı. Yine kendi kültür düzeyinde izleyebileceği Tiyatroları izleme imkânına sahip oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse yıllardan beri süre gelen alışkanlıktan mıdır, bizim organizasyon konusunda yetersizliğimizden midir bilmiyorum, ama bu tür faaliyetlere katılımın az olduğunu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki günlerde “Eğitim Destek Evi ve Kadın Dayanışma Evi” faaliyete geçiyor. Bunların yanı sıra Tatvan Kültür Merkezini daha aktif kullanmak için bazı projelerimiz mevcuttur. Halkın sorunlarını daha iyi anlamak için bir ‘Sosyolog’ da belediyemize almayı düşünüyoruz. - Bilindiği üzere bugünkü dünya koşullarında sağlıklı yaşam ve bir yörenin tanıtımı konusunda spor büyük bir öneme sahip. Ancak güzel ilçemiz Tatvan’da spor adına ciddi manada bir çalışma yok. Siz Belediye olarak bu konuya yaklaşımız nasıl? Bitlis milletvekilleri ve Gençlik spor Müdürüyle yaptığım görüşmeler sonucunda, Tatvan’ın ihtiyacı olan spor salonunun bu sene biteceğini öğrendim. Yine önümüzdeki sene Tatvan spor sahasının yıkılıp yerine daha modern bir stad yapılması için her türlü girişimde bulunuyorum. Bunların yanı sıra belediye olarak her zaman spora ve sporcuya destek oluyoruz bundan sonra da imkânlar dâhilinde destek vermeye devam edeceğiz. - Tatvan için büyük önem arz eden Tatvan Fuarı’nın geçen iki yıldaki festival programı sizce halkın beğenisini yeterince karşıladı mı? Bundan sonra fuar için ne tür düşünceleriniz var? Geçmiş iki yılda ne kadarda eski fuara alışanların eleştirisine maruz kalsakta, daha farklı bir programla ve geçen yıllara nazaran halkın daha çok beğenisini toplayan bir fuar organizasyonu yaptığımızı düşünüyorum. Bundan sonra ki senelerde ise halkın isteklerini göz önünde bulundurarak bir program yapmayı düşünüyoruz. Bunun için anket vb. ne tür bir faaliyet gerekiyorsa yapmak için gereken çalışma yapılacaktır. - Geçen iki yıllık süre içinde Nemrut Krater gölü ve nemrut kayak tesisi için bilindiği kadarıyla herhangi bir çalışmanız olmadı. Bunun sebebi nedir? Bundan sonra nemrut için ne tür projeler düşünüyorsunuz? Nemrut Krater Gölü ve Kalderası, Kültür ve Doğa Varlıklarını Koruma Vakfına devredildi. Geçmişte bizden önceki eski yönetimlerin de herhangi bir çalışması olmamış. Göründüğü kadarıyla da belediye yönetimi bizde olduğu sürece Nemrut’a pek bir şey yapılacağı da benzemiyor. Kayak Tesisine gelince o da İl Özel İdaresi’ne devredildi. Kayak Tesisine 10 trilyon gibi bir para harcanmasına rağmen, sert esen bir rüzgar sonucunda bu tesis tahrip olmuş ve iki yıldır durmuş vaziyettedir. Bu konuda biz üzerimize düşün her türlü göreve hazırız. Bu seneyle beraber Nemrut festivalini daha aktif ve yğun katılımlı olması için çalışma yürütmeyi düşünüyoruz. Yine kayak tesisi onarıldıktan sonra belediyemize ait olan kayak takımları, ulaşım vb. yardımlarda bulunarak kayak sporuna destek vermeyi düşünüyoruz. Kısacası Nemrut’un gelişmesi için her türlü çalışmayı da yapacağımızı belirtmek istiyorum. - Siz 2009 yerel seçiminde BDP listesinden belediye başkanı oldunuz. İktidar partisi milletvekilleri ile ilişkiniz ne düzeyde açıklar mısınız? Tabii ki ilimiz milletvekilleriyle diyolağumuz vardır. Ancak, onlar biz seçimleri kazandığımızda başarımızı kutlamaya gelmediler veya gelebilme cesaretini gösteremediler! Hiçbir zaman da bu başarıyı kabullenmekte istemediler. Ama ben Ankara’ya her gittiğimde milletvekillerimizi ziyaret etmeye özen gösteririm. Beraber yaptığımız çalışmalar da yok değil, ancak genel anlamda konuşursak sürekli çok kıt imkânları kullandırmaya yönelik bir yaptırımla karşı karşıyayız. - Bir önceki Tatvan Kaymakamı ile ilişkilerinizin kötü olduğu iddia ediliyordu. Bunun nedenini ve yeni atanan Tatvan Kaymakamıyla ilişkileriniz ne düzeyde olduğunu açıklar mısınız? Ben geçmiş kaymakamla da şimdiki yeni kaymakamla da halka beraber hizmet etmek amacıyla ilişkilerimizi iyi tutmaya çalıştım çalışmaya devam ediyorum. Geçmiş kaymakamla halk, sürtüşmemizin olduğunu söylüyordu. Halk, bunların ne olduğunu görüyordu zaten. Şunu da söylemek lazım haksız muameleler de yok değil: özellikle belediye gelirlerini azaltmak hususunda bazı hususi gayretleri var. Vergi borcumuzdan ötürü, yasal olmamasına rağmen gelirlerimizin büyük bir kısmına el konulmaktadır. Yine daha öncede dediğim gibi nüfusumuz çok olmasına rağmen bazı kurumların ödeneklerinde diğer ilçelerden daha az paya sahip oluyoruz. - Partinizin başlatmış olduğu iki dilli yaşam için siz Tatvan Belediyesi olarak ne tür bir çalışma yaptınız? Belediye yönetimini devraldığımızdan bu yana tüm birimlerimizde halka iki dilli hizmet vermeye özen gösterdik. Bu konuda tüm birimlerimize gereken talimatı verip, bu çerçevede bir yönetim modeli benimsedik. Halkımızın özel gün ve dini günlerini iki dili kutlamaya özen gösteriyoruz. Belediye birim isimlerini ve çalışanların görev pozisyonuyla ilgili terimlerin Kürtçe’ye çevrilmesi için Kurdi-Der’den deste istedik. Kurdi-Der’in yapacağı bir program dâhilinde de en kısa sürede bu proje de hayata geçmiş olacak. - Biliyorsunuz şu anda KCK operasyonu kapsamında ceza evinde olan bölge belediye başkanlarının bu üzücü durumu için ne düşünüyorsunuz? Bu tutuklamalar Türkiye’nin büyük bir ayıbıdır. Bu tutuklamalar BDP’nin 29 Mart seçimlerinde elde ettiği başarıyı tırpanlamadır. Bu tutuklamalar Kürtler’in demokratik sivil siyaset yapmasını engelleme girişimidir. Kısacası bu tutuklamalar bir Kürt fobisidir. Demokratik siyaset içinde yer alan ve halkın temsilcisi olan bu belediye başkanlarını ve belediye çalışanları tutuklamanın başka bir açıklaması olamaz. Hele hele KCK operasyonu adı altında gizlilik kararıyla bu insanları hiç mahkemeye çıkarmadan aylarca ceza evinde tutmak AKP’nin ne kadar ikiyüzlü bir parti olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Bu tutuklamalar AKP’nin Kürt siyasetini tasfiye etmek amacıyla yaptığı bir operasyondur ancak; zaman gösterecek ki bunda başarılı olamayacaklardır. - Son olarak Tatvan halkına ne söylemek istersiniz? Ben ilk seçildiğim günde olduğu gibi şimdi de tüm Tatvanlılardan destek istiyorum. Eğer birlik olursak her türlü sorunun üstesinden gelebileceğimize tüm samimiyetimle inanıyorum. Yine Tatvan halkından örnek olarak bazı isteklerim olacaktır: halkımızın hassasiyet göstererek su faturalarını zamanında ödemesini rica ediyorum, temizlik konusunda her vatandaşımız ve evin üzerine düşen sorumluluğu gözden geçirmesini istiyorum, hafriyatın rastgele şehrin belirli yerlerine dökülmemesi bunun yerine belediyeye ait hafriyat alanlarına dökülmesini istiyor bu duygu ve temennilerle tüm halkıma saygı ve sevgilerimi sunar esenlikler dilerim. Bitlis News: Sayın Başkan bize bu yoğun iş temponuzu bir tarafa bırakarak zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Abdullah Ok: Ben teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarı ve kolaylıklar dilerim. Bu röportaj 2334 kez okundu Yükleniyor...
|