|
SON DAKİKA
Bitlis'te Neden Kiler Market Yok?
Hizan'da Sıcak Çatışma, 1 Ölü
İş Adamları Bitlis'e Çıkarma Yaptı
Bitlisli İki Genç Çatışmada Öldü!
Alafranga gençlikten ideolojik düşünceler…
Dünyanın sonu Van’da meydana gelen 7,2 şiddetindeki deprem ile birlikte artık gelmiş bulunmaktadır. Öyle ki artık bazen bak şu bir insandır denildiği zaman şüphe duygusuna kapılanlar oluşmuş durumdadır. Bilakis ben… 19.10.2011 (Çarşamba) tarihinde/gününde meydana gelen sıcak savaşta gözler özellikle Kürt’lere çevrilmiş oldu. Ve 26 askerin şehit olması Türkiye için her ne kadar üzücü bir olay olduğu kadar tüm dünyayı etkileyen bir olay olarak tarihe geçmiş durumdadır. Türkiye her ne kadar son zamanlarda uluslar arası ilişkilerde çok önemli yollar kat etmiş olsa da bazen içişlerindeki ilişkilerde aynı başarıyı gösterememiştir. İçişlerinde ki olaylar, dışişlerindeki olaylar kadar yine de dünya kamuoyunda ses getirmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana son zamanlarda ki hükümetin yoğun trafiği Türkiye için son derece çok önemli gelişmeler olarak kaydedilmiştir. Bu yoğun trafikte uluslar arası ilişkilerde hem Türkiye’nin yanında saf tutan devletler hem de saf tutmadığı halde saf tutmuş olarak görünen devletler olmuştur. Öyle ki bizim aslında saf tuttuğunu zannettiğimiz devlerden korkmamız gerektiğini hala anlamış değiliz. Örneğin kendini bilmez bir devlet, İsrail. Siyaset kavramını bildim bileli sevmem. Öyle ki sağ ve sol kavramlarının ne olduğunu ya da benim düşüncelerimin hangi ideoloji çerçevesinde oluştuğunu daha son zamanlarda öğrendim. Son zamanlardaki Türkiye’nin gidişatı ve üniversite eğitiminden dolayı öğrenir oldum. Bu ülkede yaşanan olaylar belli bir yerden sonra medya öğretiyor zaten. Türkiye’de hala neyin ne olduğunu bilmeden aşk sözlerini haykırırcasına sloganlar atan bir vatanseverlik güdüsü almış başını gidiyor. Ülke de en ufak bir olay anında twitter ve facebook’ta durum güncellemeleri ile profil değişiklikleri almış başını gidiyor. Neymiş efendim biz gündeme ayak uyduruyoruz. Olabilir. Çünkü her görüşün bir çerçevesi vardır ve her görüş özgürlük sloganı haykırdığı için özgürdür zaten. Görüşlere saygım sonsuz. Ama o görüş nereye kadar? Bu ülkede medyaya ayak uydurmakla nereye kadar yol alındı? Daha 2 hafta önce TBMM’nin açılışında yeni anayasa paketinin sunuşu için bir araya gelen milletvekillerinin karşılıklı atışmalarını gösteren medya bir anda seyrini 26 şehidimize çevirdi. Daha şehitlerin bedenleri toprak ile ısınmadan şimdide medya Van depreminde bahsedecektir. Daha sonrası ise Allah kerim. Onun için medya kavramı teknoloji gibi sürekli ilerler. Hele hele Türkiye’nin medyasından bahsediyorsak işimiz çıkmaz sokaklara girmiş olur. Medya bir hegemonyadır. Bizlerde her gün bir güncelleme yapmak zorunda kalırız. Demem o ki sürekli güncelleme yapacağına ölen şehitlerimiz adına M.Menteş’in dediği gibi ‘‘Şimdi ben sana ne şiir yazsam mutlaka kusurlu kalacak güzelliğinin yanında Demem o ki sen bırak benim yazdıklarımı aç biraz Kur’an oku.’’ bana desek, daha hayırlı bir iş yapmış oluruz diye düşünüyorum. Türkiye, Osmanlı imparatorluğunun bir devamı olduğu için her ırktan milletin yaşadığı bir toprak parçasıdır. Her türlü ideoloji mevcuttur. Öyle ki bir toprak parçasında Türk’ünden tutunda Kürt, Alevi, Çerkez, Tatar, Boşnak, Arnavut, Arap, Laz ve dahası. Bütün bu ırkların tek bir ortak paydası Çanakkale de birlikte Türkiye adına kurtuluş savaşında mücadele etmiş olmalarıdır. Fakat ideolojiler artık ayrışmış durumdadırlar. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum son derece vahim bir gerçekliği ortaya sermiş bulunmaktadır. Öyle ki her bir askerin şehit düşmesinden okların Kürt’lere çevrilmesi son derece yanlış bir analizdir. Bazı ideolojilere sahip kişilerin patavatsızca söylemiş oldukları ‘‘Türkiye’nin bu savaş kaosundan çıkmasının tek bir yolu vardır. O da her PKK’nın Kürt, Her Kürt’ünde PKK olduğu kanısı oluşuncaya kadardır.’’ Bu söylemler ülkenin barışa gitmesinden çok savaşın daha da kızışmasına neden olmaktadır. Çünkü yazımın ilk başlarında da anlattığım gibi Türkiye’nin son zamanlardaki artan prestiji birçok ülkenin gözüne batmaktadır. Öyle ki bunların en başından beri Gazze ile ilişkilerimizin dolayı tam bir çıkmaza girdiği İsrail’dir. Eğer bir konu ortaya atılmışsa o konunun mutlaka geçerli bir izahı olmalıdır. Yani yapılan bir araştırmada saha çalışması çok önemlidir. Yerinde analiz yapmak gerekir. Ve yapılan savaşlarda PKK’nın kullandıkları silahlarının çoğunda İsrail yapımı ürünler oldukları kanısına varılmıştır. Bir diğeri ise ölen PKK’lıların sünnetsiz olmalarıdır. Hiçbir Kürt evladı daha 1–2 yaşına varmadan sünnetsiz yaşamaz. 2. bir örnek ise ölen askerlerin çoğunun Kürt olmalarıdır. Bu bir tesadüf olamaz. Ve insanlığın bittiğini anlatan son konu ise Van’daki deprem olmuştur. Bazılarının; ‘‘yaşanan depremin aslında yaşanması gerektiğini dile getirenler olmuştur’’. İşte biz buna insanlığın son safhası diyoruz. Allah’ın yeryüzünde bahşettiği doğal afetleri siyaset ile pekiştiren bir zihniyet oluştu. Öyle ki o zihniyet bir Müslüman evladının düşüncesinden doğmuştur. Öyle ki depremi duyan düşmanımız İsrail bile bize yardım çağrısında bulunmuştu... Kıyamet artık çok yakındır. İnsanoğlu kadar nankör bir canlı yeryüzüne gelmemiştir. Ve bizler öyle bir mahlûkatız ki asla yetinmeyi bilmeyiz… Sözümü ''Bob Dylan'' bir sözü ile bitirmek istiyorum. ‘‘Aslında düşünmeye bile gerek yok. Ben kendimi biliyorsam, kendini bilmezlerin hakkımda söylediklerinin ne önemi olabilir.’’ Bu makale 909 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|